Magazin Ulaşım Haber

Daimler Başkanı Ulrich Bastert’den Türkiye Özel Sohbeti

Daimler Başkanı Ulrich Bastert’den Türkiye Özel Sohbeti
12 Ekim 2016 - 19:09 'de eklendi ve 911 kez görüntülendi.

Daimler AG ve Mercedes-Benz Türk’ün özel daveti ile katıldığımız 2016 IAA Hannover Ticari Araçlar Fuarı’nda, Daimler Otobüsleri Pazarlama & Satış, Müşteri Servisleri Başkanı Ulrich Bastert ile özel bir röportaj yapma imkanı bulduk.

Merak ettiğimiz soruları kısıtlı bir zaman içinde Bay Bastert’e sorarak Daimler Buses’in gelecek vizyonu, Mercedes-Benz ve Setra otobüslerinin Türkiye hamleleri ve çeşitli konularda keyifli bir röportaj gerçekleştirdik.
Bu imkanı bize sağlayan Mercedes-Benz Türk Kurumsal İletişim ekibine ve özellikle Arzu Ungan hanımefendiye teşekkürlerimi iletiyorum buradan. Bay Ulrich Bastert’de güler yüzlü ve keyifli sohbetiyle bu röportaja keyif verdi. Kendisine de ayrıca teşekkür ediyorum.

Fırat Karadağ – Bay Ulrich Bastert, www.magazinulasim.com ve Mercedes-Benz Türk işbirliğiyle hazırlanan “Türkiye’de Otobüsün Tarihi” kitabımızı öncelikle size hediye etmek istiyorum. Magazin Ulaşım olarak biz yalnızca bir internet sitesiyiz ve röportajı sizinle profesyonel bir muhabir olarak değil sadece hobi olarak ilgilendiğim otobüs ve kamyon sektörüne çok yoğun bir ilgim olduğu için bunu geliştirdim ve arkadaşlarımızla beraber kurduğumuz sitenin muhabiri ve editörü olarak yapıyorum. Örneğin benim 10 yaşında çektiğim fotoğraflar var bu kitabımızın içinde.

Ulrich Bastert – Süper, çok güzel.
Fırat Karadağ – Çok fazla zamanınızı almadan sorularıma geçmek istiyorum.

Setra, 60 yıl önce seyahat otobüslerinde bambaşka bir çığır açtı ve kendi kendini taşıyan (SElbstTRAgende) (SETRA markası bu tanımlamadan oluşturulmuştur) otobüsleri üretmeye başladı. Bizim düşüncemize göre seyahat otobüsleri dünyasında süre gelen bu aynı düzen devam etmemeli. Teknoloji gelişimine bağlı olarak değişen tasarımları haricinde gelecekte seyahat otobüsleri için de bir “FUTURE BUS” konsepti olacak mı?
Ve gelecekte şehirler arası yolculukların geliştirilmesi için Daimler Buses’in ne gibi düşünceleri var?

Ulrich Bastert – Öncelikle şunu söylemek isterim hem Türkiye’de hem Avrupa’da olmak üzere yolcu otobüsü sektöründe hakikaten konumumuz epey güçlü. Avrupa’da Pazar payımız %30’un üzerinde seyrediyor. Örneğin 2 yıl önce bu çok daha düşüktü. O bakımdan, bu arada aldığımız yolu Mercedes-Benz ve Setra otobüslerinde de görebiliriz.
Aynı şekilde müşterilerimizle de çok hedef odaklı konuşuyoruz, onların ihtiyaçları ne yolcu otobüslerinde?
Almanya’da ve Avrupa’da bir şirket var, ismini söylemek istemiyorum.

Fırat Karadağ – Flix Bus?

Ulrich Bastert – (Gülümseyerek) Sizin ağzınızdan çıktı.

Biz onlardan da sorduk aynı şekilde bu konuyu. Bizim “Mobility Solutions” isimli bir şirketimiz var ve orada da bazı şeyler geliştiriyoruz. Onları da çağırdık ve bir araya gelerek sorduk, neler gereksinimiz var? O bakımdan orada küçük ayarlar yapmak üzereyiz. Yolcuların kendilerini daha rahat bir ortamda hissetmeleri amacıyla, eğlence alanında neler yapabiliriz diye.Belki sizin deyiminizle devrimden çok daha uzağız ve belki kendini taşıyan otobüsler konsepti kadar büyük bir gelişim değil bu ama onları da “FUTURE BUS” dünya tanıtımı için Amsterdam’a çağırdık bu söz konusu şirketi ve dedik ki sizde bu otobüsü inceleyin ve gördüğünüz gelişmelerden sizin aklınıza neler geliyor, sizler için neler önemli olabilir. Şimdi tabiî ki bana hak vereceksiniz doğal olarak orada hangi konuları konuştuğumuzu size açıklayamayacağım. Anlayışla karşılayacağınızı düşünüyorum.

Fırat Karadağ – Ben sadece bir ek yapmak istiyorum. 1995 yılında O403 modeli Türkiye’de piyasaya çıktığında insanlar seyahat şirketlerine gidip “403’e binmek istiyorum” diyerek onları yönlendirmişti.
Seyahat şirketlerinin fikrini almaktansa, yolcuyu etkileyip seyahat şirketlerini bu konuda zorlamak bir pazarlama&satış modeli olabilir mi?

Ulrich Bastert – Çok iyi bir noktaya değindiniz ve bu konuda %100 haklısınız.
Fakat Türkiye’de yolcu otobüslerinin önemi, hakikaten burada yani Avrupa’da kinden çok çok daha yüksek ve önemli. Orada insanları gördüğüm zaman nasıl coşkuyla yolcu otobüslerinde seyahat ettiklerini ve onlara yöneldiklerini görünce burasıyla kıyaslanamayacak durumda.
Hatta insanlar Türkiye’de bilgili olarak da gayet mantıklı bir şekilde yanaşıyorlar. Hatta Şubat ayında yapılan “Yeni TRAVEGO” lansmanında da görmüşsünüzdür. Olağanüstüydü! Şaşırdım, kaldım…

Fırat Karadağ – Evet haklısınız, fakat “Yeni TRAVEGO” için 2+1 koltuk dizilimli bir çözüm sunabilseydiniz eğer insanların bu ilgisini daha da çok geri dönüş alabilirdiniz.

Ulrich Bastert – Doğru, öyle bir eğilim var. Daha doğrusu Türkiye’de 2+1 eğilimi var. Evet, tamam “Yeni TRAVEGO” için 2+1 bir çözüm olabilirdi, hak veriyorum. Ama “Yeni TRAVEGO”nun odaklandığı belli bir konfor düzeyi var, bunu da en çok koltuk sırası ve sayısı ile ilişkilendirmek gerekiyor.
O bakımdan Türkiye’de 2+1 koltuklu TRAVEGO ne derece yapılabilir, konforlu ve rahat hissedebilecekleri şekilde uygulanabilir, onu biraz soru işareti bırakıyorum.

Fırat Karadağ – Bu arada yeri geldiği için en son soracağımı şimdi sormak istiyorum. Almanya ve Avrupa için TRAVEGO artık ihraç edilmiyor Türkiye’den benim bildiğim kadarıyla, doğru mudur? Almanya ve Avrupa için “Yeni TRAVEGO” ne zaman tanıtılacak ve ya biz o modeli ne zaman görebileceğiz.

Ulrich Bastert – Şunu söylemek istiyorum ki biz Türkiye ihracatı TRAVEGO’lardan gayet mutluyuz, hoşnutuz. Ve hakikaten rekor sayılara ulaşıyoruz, fakat Avrupa için TOURISMO modelimiz daha geçerli. Ama yeni ürünler hakkında da çok seve seve bilgi vermiyoruz (Gülüşmeler)
Dün de hatta satıcılarımıza teşekkür ettim TRAVEGO’nun bu kadar yüksek sayıda satıldığını duyduğum zaman ve kutladım onları.

Fırat Karadağ – Peki, Setra otobüsleri Türkiye’de çok tutuluyor ve seviliyor yolcu tarafından. Bu otobüslerden Comfort Class model serisinin Türkiye’de üretilmesi gibi bir planlama yapılıyor mu?
Çünkü araç sahipleri Türkiye’de üretilen araçlara daha sıcak bakıyorlar, özellikle yedek parça ve servis imkanları konusunda. Setra araçlarının Business modeli (Multi Class) üretiliyordu sanırım Türkiye’de, bunun haricinde Setra’ya ait bir model serisi üretilecek mi?

Ulrich Bastert – Bunu söyleyebilmek için üretim kapasitelerini de göz önünde bulundurmak gerekiyor. Biz sürekli üretim kapasitemizi arttırdık ve şu anda hemen hemen yıllık 5000 adetlik nominal üretim kapasitemiz var.
Son zamanlarda Hoşdere fabrikamıza gidip gördüyseniz eğer, orada da biraz artık daralmaya başlıyoruz. Bu sebeple şimdilik başka araçların Hoşdere’ye aktarımı gibi bir olanağımız yok.
Yani o bakımdan bu soru bizim için fazla önem taşımıyor. Belki bilirsiniz Multi Class Business modeli Türkiye’de çok az sayıda üretildi. Hatta istememize rağmen Ulm’de ve Fransa’da üretmek zorunda kaldık.

Fırat Karadağ – Son sorum motorlar konusunda, özellikle V8 motorlarınız konusunda.

OM502 LA V8 motorunuz Euro4 ve Euro5 emisyon oranlarını karşılayabiliyordu. Euro6 motor seçenekleri arasında bizler yine bir V8 motor görebilecekmiyiz? Yoksa düz 6 silindir motor seçenekleriniz devam mı edecek?

Ulrich Bastert – Herkes biliyor ki bu V tipi motorlar Scania’da var, halen üretiyorlar ve bunu saklamaya gerek yok. Ama bunun da üretimle ilgisi var. Biz ürettiğimiz zaman Japonya, ABD ve Avrupa’ya uygun üretim yapıyoruz. Scania ise Avrupa ve Latin Amerika’da mevcut. O bakımdan bizim üretimi tek elden yapmamız gerekiyor ve aslında bu konumuzdan da hoşnutuz. Oranlarsak da çok az yer tutuyor (V tipi motor üretimi) o yüzden bu üretimi gerçekleştirmek için henüz bir sebep yok.

Fırat Karadağ – Çok teşekkür ediyorum. Sizin bir fotoğrafınızı araçlarınızın birinin önünde alırsam çok memnun olacağım.

Ulrich Bastert – Tabi memnuniyetle. Türkiye’de üretilen Mercedes-Benz INTOURO modeli önünde olabilir. Bu araç ayrıca INTOURO modelinin 10.000’ncisi.

ulrich-bastert-2

Röportaj: Fırat Karadağ

Fotoğraflar: Fırat Karadağ ve Daimler AG

SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER